Bir yabancı hakkında Türkiye’de kesinleşmiş hapis cezası bulunması, cezanın mutlaka tamamının Türkiye’de infaz edileceği anlamına gelmez. Belirli şartların gerçekleşmesi halinde yabancı hükümlünün cezasının kalan bölümünü vatandaşı olduğu veya güçlü sosyal bağlarının bulunduğu ülkede infaz etmesi amacıyla hükümlü nakli gerçekleştirilebilir.
Hükümlü nakli, mahkûmiyet kararını ortadan kaldıran veya hükümlünün serbest bırakılmasını sağlayan bir uygulama değildir. Amaç, mevcut cezanın başka bir devlette infaz edilmeye devam edilmesidir.
Türkiye’de hükümlü naklinin temel iç hukuk dayanağı 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunudur. Bunun yanında Türkiye’nin taraf olduğu Hükümlülerin Nakline Dair Sözleşme, ikili anlaşmalar ve gerektiğinde karşılıklılık ilkesi uygulanmaktadır. Adalet Bakanlığı, 20 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren 185 sayılı Genelge ile uygulamaya ilişkin esasları ayrıca güncellemiştir.
Hükümlü Nakli Nedir?
Hükümlü nakli; bir devlette mahkûm edilen kişinin, hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın tamamını veya kalan kısmını başka bir devlette çekebilmesi amacıyla gerçekleştirilen uluslararası adli iş birliği işlemidir.
Örneğin Türkiye’de ceza alan yabancı bir kişinin belirli şartlarla kendi ülkesine gönderilerek kalan cezasını orada çekmesi mümkündür.
Ancak bu işlem bir sınır dışı etme işlemi değildir. Hükümlü nakli ile sınır dışı işlemleri farklı hukuki kurumlara tabidir.
Türkiye’den Başka Bir Devlete Hükümlü Naklinin Şartları
6706 sayılı Kanun’un 32. maddesinde Türkiye’den yabancı devlete yapılacak hükümlü naklinin temel koşulları düzenlenmiştir.
Buna göre genel olarak;
- hükümlünün nakledileceği devletin vatandaşı olması veya o devletle güçlü sosyal bağlarının bulunması,
- hükümlünün veya kanuni temsilcisinin nakle rıza göstermesi,
- mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması,
- mahkûmiyete konu fiilin naklin yapılacağı devlet hukukunda da suç teşkil etmesi,
- kural olarak infaz edilmesi gereken en az altı aylık hapis cezasının bulunması,
- hükümlü hakkında Türkiye’de başka bir suç nedeniyle devam eden soruşturma veya kovuşturma bulunmaması
gerekmektedir.
Bununla birlikte her şartın bulunması, transferin otomatik olarak gerçekleşeceği anlamına gelmez.
Hükümlünün Rızası Yeterli midir?
Hayır.
Hükümlü transferi yalnızca kişinin başvurusu üzerine gerçekleştirilen tek taraflı bir işlem değildir. Naklin gerçekleştirilebilmesi için ilgili devletlerin sürece olumlu yaklaşması gerekir.
Adalet Bakanlığının açıklamasına göre hükümlü nakli esas olarak hüküm devleti ile yerine getiren devletin anlaşması ve hükümlünün rızası çerçevesinde yürütülmektedir.
Bu nedenle hükümlünün “ülkeme transfer olmak istiyorum” şeklindeki talebi süreci başlatabilecek olsa da transfer hakkının kesin olarak doğduğu anlamına gelmez.
Başvuru Nasıl Yapılır?
Türkiye’de bulunan yabancı hükümlünün nakil talebi hükümlünün kendisi, kanuni temsilcisi veya yakını tarafından gündeme getirilebilir.
İlgili ceza infaz kurumu ve Cumhuriyet başsavcılığı üzerinden gerekli belgelerin hazırlanmasının ardından dosya Adalet Bakanlığına iletilmektedir.
Dosyada genel olarak;
mahkûmiyet kararının onaylı örneği, uygulanan kanun maddeleri, hükümlünün nakle rıza gösterdiğini ortaya koyan belge, bakiye ceza süresini gösteren bilgiler ve gerektiğinde sağlık raporları gibi belgeler yer alabilir.
Türkiye açısından Merkezi Makam Adalet Bakanlığıdır ve işlemler Bakanlık bünyesindeki Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.
Transfer Gerçekleştiğinde Ceza Sona Erer mi?
Hayır.
Hükümlü naklinin temel amacı kişinin serbest bırakılması değil, cezasının başka bir ülkede infazına devam edilmesidir.
Bu nedenle nakil başvurusunda bulunurken gidilecek ülkenin infaz hukukunun da değerlendirilmesi gerekir. Koşullu salıverme, infaz şekli, mahsuba ilişkin hükümler ve kişinin ceza infaz kurumunda geçireceği süre konusunda ülkelerin iç hukukları arasında farklılıklar bulunabilir.
Transfer işlemi öncesinde hükümlünün, ilgili devletin bildirdiği infaz rejimi konusunda bilgilendirilmesi ve gerekli prosedürlerin tamamlanması önem taşır.
Türkiye Hükümlü Nakli Talebini Reddedebilir mi?
Evet.
6706 sayılı Kanun uyarınca nakil koşullarının bulunmaması yanında, transferin hükümlünün sosyal rehabilitasyonuna katkı sağlamayacağının, ceza adaletinin amaçlarıyla bağdaşmayacağının veya Türkiye’nin milli güvenliği ve temel çıkarlarına uygun olmayacağının değerlendirilmesi durumunda talep reddedilebilir.
Dolayısıyla hükümlü nakli konusunda yalnızca şekli şartlar değil, somut dosyanın koşulları da önem taşımaktadır.
Türkiye’de ceza infaz kurumunda bulunan yabancı hükümlülerin belirli şartlar altında cezalarının kalan bölümünü vatandaşı oldukları veya güçlü sosyal bağlarının bulunduğu ülkede çekmeleri mümkündür.
Ancak hükümlü nakli otomatik bir hak veya tahliye yöntemi değildir. İlgili ülkeler arasındaki sözleşmeler, 6706 sayılı Kanun, hükümlünün vatandaşlığı, bakiye ceza süresi, diğer soruşturma ve kovuşturmalar ile iki devletin vereceği karar birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuki Destek
Uluslararası ceza hukuku, yabancı uyruklu şüpheli ve hükümlülere ilişkin işlemler ile devletler arası adli iş birliği süreçleri; ulusal mevzuatın yanında uluslararası sözleşmelerin ve ilgili ülke hukukunun birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir. Somut olayın özelliklerine göre uygulanacak hukuki prosedür ve başvuru yolları değişebileceğinden, dosyanın bireysel olarak değerlendirilmesi önem taşımaktadır.