Günümüzde ceza soruşturması veya kovuşturmasının bütün delillerinin aynı ülkede bulunması giderek daha az rastlanan bir durumdur. Şüphelinin başka ülkede bulunması, banka hesaplarının yabancı bir ülkede tutulması, yabancı şirketlerden bilgi alınması, dijital verilerin başka ülkedeki hizmet sağlayıcılarda bulunması veya tanıkların yurt dışında yaşaması halinde uluslararası adli iş birliği mekanizmalarından yararlanılması gerekir.
Bu noktada uluslararası istinabe veya cezai konularda adli yardımlaşma, ceza yargılamasının önemli araçlarından biri olarak karşımıza çıkar.
Adalet Bakanlığı uluslararası istinabeyi, bir devletin yetkili adli makamının başka bir devletin adli makamı adına yerine getirdiği adli işlemlerin bütünü olarak tanımlamaktadır.
Uluslararası İstinabe Hangi İşlemler İçin Kullanılır?
Uluslararası adli yardımlaşmanın kapsamı oldukça geniştir.
Yurt dışında;
- şüpheli veya sanığın ifadesinin alınması,
- mağdur, müşteki veya tanığın dinlenmesi,
- bilirkişi beyanının alınması,
- banka kayıtlarının temin edilmesi,
- muhasebe ve şirket kayıtlarının elde edilmesi,
- ticari belgelerin alınması,
- suçtan elde edilen malvarlığının araştırılması,
- eşya veya yer incelemesi yapılması,
- arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmesi
gibi birçok adli işlem istinabe yoluyla talep edilebilir. Adalet Bakanlığının güncel açıklamasında bu işlemler uluslararası ceza istinabesinin temel uygulama alanları arasında sayılmaktadır.
Türkiye’de Uluslararası Adli Yardımlaşmanın Hukuki Dayanağı
Türkiye bakımından temel iç hukuk düzenlemesi 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunudur.
Kanunun 7. maddesi Türk adli mercilerinden yabancı ülkelere gönderilecek talepleri, 8. maddesi yabancı devletlerin Türkiye’ye gönderdiği talepleri, 9. maddesi ise görüntülü ve sesli iletişim teknikleri kullanılarak gerçekleştirilecek adli yardımlaşmayı düzenlemektedir.
Türkiye ayrıca Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Avrupa Sözleşmesi ve ek protokolleri başta olmak üzere çok sayıda çok taraflı ve ikili uluslararası anlaşmanın tarafıdır.
İlgili devletle çok taraflı veya ikili bir sözleşmenin bulunmaması halinde ise belirli koşullarda mütekabiliyet, yani karşılıklılık ilkesi kapsamında adli yardımlaşma gerçekleştirilebilir.
Merkezi Makam Hangisidir?
6706 sayılı Kanuna göre Türkiye’de uluslararası cezai adli iş birliğinin Merkezi Makamı Adalet Bakanlığıdır.
Bu görev uygulamada Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.
Dolayısıyla uluslararası delil toplama süreci çoğu zaman yalnızca mahkemeler veya savcılıklar arasında yapılan sıradan bir yazışmadan ibaret değildir. Talebin hukuki dayanağı, gönderileceği ülke, uygulanacak sözleşme ve talep edilen işlemin niteliği dikkate alınmalıdır.
Yurt Dışındaki Banka ve Şirket Kayıtları Nasıl Alınabilir?
Uluslararası ceza soruşturmalarında en sık karşılaşılan ihtiyaçlardan biri finansal kayıtlardır.
Özellikle dolandırıcılık, kara para aklama, rüşvet, uyuşturucu ticareti, örgütlü suçlar ve bilişim suçlarında para hareketlerinin yabancı ülkelerdeki banka hesaplarına uzanması mümkündür.
Bu durumda ilgili adli makam tarafından yabancı devletten banka kayıtları, şirket belgeleri, ticari kayıtlar veya başka deliller talep edilebilir.
Ancak talebin yerine getirilip getirilmeyeceği talep edilen ülkenin hukuku, uygulanabilir uluslararası sözleşme, suçun niteliği ve talebin yeterince somutlaştırılmış olup olmadığı gibi kriterlere bağlıdır.
Arama ve El Koyma İçin Yabancı Devletten Yardım İstenebilir mi?
Evet.
6706 sayılı Kanun yabancı devletlerden veya Türkiye’den arama ve el koyma dahil olmak üzere çeşitli koruma ve delil toplama işlemlerinin talep edilebilmesine imkân vermektedir.
Yabancı bir devletin Türkiye’den arama veya el koyma talep etmesi halinde ise 6706 sayılı Kanunun 8. maddesi kapsamında ek şartlar bulunmaktadır. Kanunda arama veya el koyma talebine konu suçun iadeye elverişli olması gerektiği belirtilmektedir.
Bu nedenle uluslararası adli yardım taleplerinde yalnızca hangi delilin istendiği değil, delilin hangi suçla bağlantılı olduğu ve neden gerekli olduğu da önemlidir.
Video Konferans Yoluyla Tanık veya Şüpheli Dinlenebilir mi?
6706 sayılı Kanunun 9. maddesi görüntülü ve sesli iletişim teknikleriyle uluslararası adli yardımlaşmayı ayrıca düzenlemektedir.
Uygulanabilir uluslararası anlaşmada gerekli dayanağın bulunması halinde, taraf ülkelerin adli makamlarının katılımıyla video konferans benzeri yöntemler kullanılabilir. Yabancı devletin talebi Türkiye’de yerine getirilirken Türk hukukunun temel ilkelerinin ihlal edilmemesi gözetilmektedir.
Bu yöntem özellikle yurt dışındaki tanıkların dinlenmesi veya kişilerin fiziken başka bir ülkeye getirilmesinin güç olduğu dosyalarda önem kazanmaktadır.
Yabancı Ülkede Toplanan Delil Türkiye’de Kullanılabilir mi?
Uluslararası adli yardımlaşmada en önemli meselelerden biri delilin usulüne uygun şekilde elde edilmesidir.
6706 sayılı Kanun uyarınca Türk adli makamlarının talebi üzerine yabancı devletin kendi hukukuna uygun biçimde gerçekleştirdiği işlemler Türk hukuku bakımından da geçerli kabul edilebilir.
Ancak Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamındaki hukuka uygun delil ilkeleri göz önünde bulundurulmaya devam eder. Özellikle savunma hakkı, delilin güvenilirliği, elde edilme yöntemi ve kullanılma amacı somut dosya kapsamında ayrıca tartışılabilir.
Uyuşturucu, Örgütlü Suçlar ve Kara Para Aklama Dosyaları
Bazı suç türlerinde yalnızca genel adli yardımlaşma sözleşmeleri değil, suçun niteliğine ilişkin özel uluslararası sözleşmeler de hukuki dayanak oluşturabilir.
Adalet Bakanlığı örneğin uyuşturucu madde ticaretine ilişkin uluslararası adli yardımlaşma taleplerinde, diğer hukuki dayanakların yanında 1988 tarihli Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi hükümlerinin de dikkate alınabileceğini belirtmektedir. Örgütlü suçlarda ise Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi gibi düzenlemeler önem kazanmaktadır.
Uluslararası ceza soruşturmalarında delilin başka bir ülkede bulunması, delile ulaşılamayacağı anlamına gelmez. İstinabe ve uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları sayesinde tanık ifadelerinden banka kayıtlarına, şirket belgelerinden arama ve el koyma işlemlerine kadar birçok konuda devletler arasında hukuki iş birliği gerçekleştirilebilmektedir.
Ancak hangi sözleşmenin uygulanacağı, talebin hangi makam aracılığıyla gönderileceği, delilin hangi yöntemle toplanacağı ve elde edilen delilin ceza yargılamasında kullanılabilirliği her dosyanın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Hukuki Destek
Uluslararası ceza hukuku, yabancı uyruklu şüpheli ve hükümlülere ilişkin işlemler ile devletler arası adli iş birliği süreçleri; ulusal mevzuatın yanında uluslararası sözleşmelerin ve ilgili ülke hukukunun birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir. Somut olayın özelliklerine göre uygulanacak hukuki prosedür ve başvuru yolları değişebileceğinden, dosyanın bireysel olarak değerlendirilmesi önem taşımaktadır.